BİTKİ FORMASYONU

 

BİTKİ FORMASYONU

alperen gürbüzer

 

Meşe (Quercus coccifera) ormanları

         Q. coccifera ve Q. İlex gibi meşe ormanları Ege-Marmara kıyı şeridinde ve Toroslarda yer almaktadır.

         Q. aegilops (palamut meşesi) güneyde 700 metreden başlayarak 900–1000 metreye çıkan alanlarda bulunmaktadır. Mesela Afyon batısında 1300–1400 metre yüksekliğe sahip Ahır dağı ile Murat dağın 1300 metre yüksekliği bulan yamacında bu ormanları görmek pekâlâ mümkündür.

   Akdeniz bölgesi yarı nemli dağ ormanları

       Özellikle Eğridir havalesinde endemik meşe türü olan Q. Vulcanica, Q. Libani, Q. Nigra, Q. Cerris, Abies cilicia, J. Oxycedrus, J.excelsa orman topluluğu oluştururlar. Kasnak ormanlarında meşe ardıç karışımı ormanlar ilk sırayı almakla beraber bunu sırasıyla saf ardıç, sedir ardıç, saf karaçam, meşe, sedir, kızılçam, karaçam ardıç, göknar ardıç ormanları takip etmektedir.

    Karaçam ormanları (Pinus nigrea)

    Doğu Karadeniz hariç Türkiyenin hemen hemen her yerinde yayılış gösteren ormanlardır. Özellikle Kuzey Anadolu şeridinde 400–1400 metre yükseklikte, Toros dağlarının 1200–2100 metre arasında ve ayrıca Anadolunun batıdan doğuya doğru uzanan Köroğlu, Bolu, Ilgaz ve Canik dağlarında görülmektedir.  Ayrıca Karaçam ormanları ortalama 1000 metre yüksekliği bulan dağlık alanlarda ve kuzeye bakan yamaçlarında yaygındır.

     Sedir (Cedrus libani) ormanları

Akdeniz bölgesinin Toroslar üzerinde ki karaçam ormanlarından sonra sedir ormanları gelmektedir. Sedir daha çok denize yakın kısımlarda 1200–1250 metre rakımlı alanlar ile Torosların kireçtaşı ve ana kayalar üzerinde ve 1000–2000 metre arasında ki denize bakan güney yamaçları tercih etmektedir. Amanos dağlarında ise sedir 1400–1800 metre arası yüksek alanlarda gelişme gösterdiği belirlenmiştir.

    Bundan başka sedir topluluklarına Sultan dağları, Dere sinek- aka sinek köyleri arasında kireç taşları üzerinde ve Erbaa çatalan mevkinde rastlanılmaktadır.

         Sedir ormanlarına yer yer A. cilicia, J. Oxycedrus, J. excelsa, Pinus nigra, Pinus brutia, Q. Libani türleri de karışmaktadır.

    Göknar (Abies cilicia) ormanları

   Antakya’nın kuzeyinde Bucak dolaylarında başlayıp, Andırın’a kadar uzanan ormanlardır. Hatta Orta Toroslarda Abies cilicia (Toros Göknarı) 1300–1500 metre arası yüksek alanlarda orman halinde yer almaktadırlar. Örnek- Q.Cerris, Ostrya Carpinifolia.

 

    ORTA ANADOLUFİTOCOĞRAFYA BÖLGESİNİN VEJETASYON FORMASYONLARI

 

        Bu vejatasyona sahip formasyonların bulunduğubölgede yıllık ortalama yağış 400 mm’nin altında seyretmekte olup, bu formasyon daha çok yüksekliği 600 metre bulan alanlarda görülmektedir.

        Bilindiği üzere Orta Anadolu’nun büyük bir kısmı yarı kurak iklime sahip olup, çevresinde ise yarı nemli iklim şartları hüküm sürmesine paralel olarak yılın 3–4 ayı kurak geçmektedir. Fakat yüksek alanlarda kuraklık 2–3 ay ile sınırlı kalmaktadır.

        Tuz gölü çevresinde çorak bitkilerin hüküm sürmesi daha çok toprak durumuyla alakalı bir durum olup, yaylalarına çıkıldığında kestane renkli toprak örtüsüne bağlı olarak nükseden step toplulukları, yükseklerde ise bozulmuş yarı olgun kahverengi orman toplulukları yer almaktadır. Anlaşılan o ki toprak oluşumunda genellikle kalsifikasyon (kireçlenme) süreci hâkim olup, bu durum alkalen reaksiyon gösteren toprakların daha baskın konumda olduğunu göstermektedir.

         Bölgenin orta bölümünde yüksekliğin 1200 metreye kadar olan orta bölümünde step ve daha yüksekte ise karasal ve soğuk ve yarı kurak – yarı nemli şartların oluşturduğu kurakcıl-kuru orman örtüsünün olacağı söylenebilir. Orta Anadolu’da 1000 –1200 metreleri arasında alçak dağ stebi ve daha yüksek kesimlerde ise meşe, karaçam toplulukları ve ormanları görülmektedir.

    Orta Anadolu step formasyonu (Ot formasyonu)

         Orta Anadoluda Tuz gölü çevresinde ve Konya–Ereğli arasında uzanan bataklıkların kenarlarında çorak topraklarda halofil (tuzcul) karakterde zayıf bir örtü mevcuttur.

    Tuz gölü çevresinde yer alan çorakcıl bitkilerin oluşturduğu birlikler genellikle Salsola; Frankenia, Atropis, Petrosimonia, Halocnemum olarak bilinmektedir.

         Konya, Eskişehir, Kayseri, Ankara gibi derin topraklı düz ve az eğimli alanlarda Artemisia fragans, Thymus squarrosus, Astragalus microcephalus, Festuca valesiaca, Koeleria cristata, Stipa lagacea gibi türler birlikler oluştururlar.

         Orta Anadolu’da belli başlı çalılar şunlardır: Prunus spinosa, Jasminum fruticosus, Crataegus orientalis, Lonicera etrusca, Clematis vitalba, Amygdalus orientalis, Atraphaxis bardier, Rhus coriaria, Capparis sicula. 

          Hayvanların iltifat etmediği otlara ise Eyquem campestre, Peganum harmala, Euphorbia tinctoria, Centaurea squarrosa gibi türleri örnek verebiliriz.

     Antropojen/ağaçlı step formasyonu 

         Orta Anadolu’da vaktiyle park görünümlü ormanların katledilmesi neticesinde şimdilerde 1000 metreden yüksek alanlarda step vejetasyonuyla karşı karşıya  kalmış durumdayız.. Nitekim asırlar boyu süre gelen tahribata rağmen en sonunda Orta Anadolu’daki karaçam, meşe,  hatta ardıç ormanları direnç göstererek nispeten nemli kuzeye bakan lokal alanlara ve yükseklere çekilip hal lisaniyle adeta yıkılmaktayım ayaktayım diyebilmektedirler.

     Orta Anadolu’nun kuzeyinde Beypazarı civarında iki tip step birliği bilinmektedir:

          1-Dağ stebi Örnek-Thymus Sipyleus, Astragalus microcephalus ve A. angustifolius.

          2-Ova stebi Örnek-Artemisia fragrans. Bu step birliğinde daha çok Q. pubescens, Pinus nigra bulunup genellikle Pallasiana (karaçam) toplulukları tarafından sınırlandırılmıştır.

          Ayaş dağının büyük bir kısmında kurakçıl step birlikleri görülmektedir. Dolayısıyla Ayaş dağı yöresinin vejatasyon formasyonu orman ve step vejatasyonu olmak üzere iki farklı tipe ayrılmıştır.

          Ankara’nın doğu yakasında ki Elmadağ ve çevresinde J. Oxycedrus, J. Excelsa, Thymus spyleus, Ast microcephalus, Ephedra majör, Genista aucheri, Jasminium fruticans birlikleri mevcuttur.

         Subalpin ot formasyonu

         Bu kuşakta Hasan dağı Subalpin kuşak 1830 metreden başlamaktadır. Bu formasyon:

        “Astragalus angustifolius,

   —Astragalus microcephalus,

        —Acantholimon echinusler” denilen dikenli ve yastık şekilli bitkiler bir arada birlikler oluştururlar.

   Hasan dağının 2400 metreden başlayan alpin kuşak dağının zirvesine kadar devam eden kuşakta ise Vicia canescens, Onobrychis montana birlikleri tespit edilmiştir.

   Orman formasyonu

   Kuru ormanlar (Karaçam-meşe-ardıç)

   Orta Anadolu’nun antropojen step alanları karaçam ormanları ile karışım yapan meşe ormanları ve saf karaçam ormanları bulunmaktadır.

        Bu kuşağın meşe toplulukları step ve orman arasında ki geçiş zonunda yer alıp,  karaçam ormanları ise dağların 1200 metreden yüksek kesimlerinde konumlanmıştır. Mesela örnek verecek olursak içerisinde Afyon-Ankara karayolunun geçtiği alanın ekolojik ve sosyolojik etüt çalışmaları sonucunda şu ağaç ve çalı birlikleri tespit edilmiştir:

   1-Cistus laurifolius birliği(Defneyapraklı laden) Örnek-Pinus nigra, J. Oxycedrus

   2-Populus tremula birliği Örnek-Titrek kavak (Populus tremula)

   a-Cistus laurifolius(defne yapraklı laden)

   b-Colutea cilicia (patlangaç)

   c-Q. Cerris

   d-Pinus nigra.

        Orta Anadolu ile Karadeniz bölgesi arasındaki geçiş alanı ile Beypazarı civarı dağların güneye bakan yamaçlarında (alt ve üste doğru)  kızılçam, sarıçam ve karaçam ormanları sıralanmaktadır. Bu ormanlar içerisinde özellikle J. Oxycedrus, Q. Pubescens, Populus tremula, Cistus laurifolius gibi ağaç ve çalılarda yer almaktadır. Hatta 1600–1200 arasında Göknar ormanları (A. nordmanniana)’da bulunmaktadır.

   Tüylü meşe Birliği

        Quercus pubescens (Tüylü meşe) yarı klimaks bir meşe türü olup, Orta Anadolu da karaçam ormanların tahrip edilmesi sonucunda doğmuştur. Dolayısıyla bu birlik dâhilinde Prunus domestica, Pyrus eleagnifolia, Vicia cracca, Coronilla varia, Hordeum bulbosum türler bulunmaktadır.

   Defneyapraklı Laden (Cistus laurifolius birliği)   

   Şurası bir gerçek bu çalı birliği karaçamın tahribi ile yerleşmiştir.

   Orta Anadolu’nun güneybatı kesiminin Orta Anadolu havzaları ve Torosların kuzeye bakan yamaçları boyunca genellikle meşe, ardıç toplulukları bulunup, üst kısımlara doğru da karaçam ormanları ile yer yer yüksek kısımlarda göknar ve az miktarda sedir görülmektedir. Mesela sığ topraklar üzerinde Juniperus excelsa (Boylu ardıç), yüksek alanlarda Quercus pubescens (Tüylü meşe), derin topraklı yüzeylerde çoğu kez meşeler, boylu ardıç ile birlikte karışık durumda ağaç türleri bulunmaktadır.

    DOĞU ANADOLU FİTOCOĞRAFYA BÖLGESİNİN VEJETASYON FORMASYONLARI

    Step formasyonu (Ot formasyonu)

    Bu formasyon;

    a-Alçak dağ stebi

    b-Yüksek dağ stebi diye iki alt başlıkta incelenirler.

   Antropojen Dağ ve yüksek yayla stepleri

   Kuzeydoğu Anadolu’da Sarıkamış, Ardahan, Oltu, Şenkaya, Narman dolaylarında Sarıçam ağaçlarının acımasız tahribi sonucunda yüksek dağ-plato stepleri gelişmiş bulunup, bahsi geçen alanda tespit edilen birlikler Astragalus eriocephalus, Thymus fallax, Poa Longifolia diye adlandırılırlar. Mesela Palandökende bunlar içerisinde Astragalus türü daha baskın haldedir.  

   Orman formasyonu

        Doğu Anadolunun Kuzey doğusunda sarıçam,  yüksek ve dağlık alan kısımlarında ise meşe türü ormanlar hâkim durumdadır. Fakat Doğu Anadoluda meşe ormanları birkaç tür meşeden ibarettir. Zira Elazığ, Malatya, Muş, Bingöl dolaylarında Q. İnfectoria, Q. Macrolepis (aegilops), Q. brantii, Q. libani, Q. Cedrorum bulunmaktadır. Avro-sibirya elemanı olan Sarıçam ise Türkiye’de en iyi yetişme ortam bakımdan Kuzeydoğu Anadolu olduğu muhakkak.  Özellikle bu formasyon Sarıkamış, Şenkaya, Göle, Akdağ, Köroğlu, Allahüekber gölü yöresinin kuzeye bakan yamaçlarında ve Tortum gölü yöresinde bulunmaktadırlar.

        Görüldüğü üzere Türkiye hem iklim bakımdan hem de bitki örtüsü bakımdan zengin durumda, tabii ki kiymetini bilene. Yani önemli olan bu zenginliğin kıymetini bilip ormanlarımızı gözbebeğimiz gibi korumak esastır. Bilindiği üzere ağaçlar çevremize güzellik kattığı gibi üretime de sayısız faydaları var. Zira ağaç parçalarının öğütülmesiyle birlikte adeta bir fırının hamur teknelerinde pişirilmesine benzer bir uygulamayı müteakip koskocaman devasa nitelikteki ağaçlar bir anda hamur haline getirilebilmektedir. Derken hamur haline gelen hammadde birtakım kimyasal muameleler sonucunda beyaz haline getirilip ıslatılmasının ardından arıtılıp kurutularak ortaya ham kâğıt çıkabilmektedir. Mesela tıpkı Giresun SEKA fabrikasında olduğu gibi elde edilen kaba kâğıtlara tutkal ilave edilerek döner bandın üzerinde bembeyaz sayfa halinde tabaka, tabaka hizmetimize sunulabilmektedir.

        Velhasıl; ağaçlar Hira mağarasında ilk oku emrini duymuşcasına kıyamete kadar insana hizmet edecektir. Vesselam. 

Yorum Yaz