Embed

MENZİL'DEKİ IŞIK: SEYDA (K.S.)

 

 

SEYDA HAZRETLERİ’NİN HAYATI

MENZİL'DEKİ IŞIK: SEYDA (K.S.)

ARAŞTIRMACI YAZAR:ALPEREN GÜRBÜZER

             Hayatını kaleme alırken, asıl anlamamız gereken hakikat şu olmalıdır:

      "O, insanları Allah yoluna çağıran sıradan bir âlim değildir. Çünkü sadece bu iş için binlerce yol ve metod vardır. Seyda (k.s.) tabir caizse bu yolun aşkını insanların yüreğine kazıyan, işleyen, nakşeden, hak ve hakikat yolunu beşeriyete gösteren bir Gönül Sultanı'dır."

      Peygamberimiz (s.a.v.)'in; "Benim ümmetimin âlimleri, Ben-i İsrail'in peygamberleri gibidir" beyan-ı şeriflerindeki manaya işaret eden bir feyz kaynağıdır. Bu kaynak, Resullulah (s.a.v.)'den bu yana silsile yoluyla gelip kıyamete dek durmaksızın yoluna devam edecektir elbet. Bu yüzden Seyda Hazretleri (k.s), maddi veraset bakımından, Peygamberimiz (s.a.v.)'in otuzuncu göbekten torunudurlar. Yani Seyyid'dir. Manevi veraset bakımından ise otuz sekizinci duraktırlar. Manevi veraset yolu ile hilafet, Nakşibendî tarikatının Halidi kolundan Seyyid Taha (k.s)'ya geçen yoldan sırasıyla:

      — S.Sıbğatullahi Arvasi (k.s)

      — Abdurrahman-i Taği (k.s)

      — Şeyh Fethullah Verkanisi, (k.s)

      — Şeyh Muhammed Diyauddin (k.s)

      — Şeyh Ahmed-el Haznevi (k.s)

       —Gavs S.Abdulhakım el Hüseyni(k.s)’ye geçip, böylece babasından kendisine devr olur. Malum, Ondan da bu yolun nispeti Gavs-ı Sanı Seyyid Abdulbaki (k.s)'ye uzanır.      Babalarından aldıkları hilafeti oğullarına bırakması Sadat-ı Kiram'ın yolunda, pek nadir görülen bir hadisedir. Bu duruma misal olarak ancak İmam-ı Rabbani Şeyh Ahmedül Faruki Serhendi (k.s.)'de rastlıyoruz.  Nitekim İmam-ı Rabbani (k.s) bu yolun nispetini oğlu Şeyh Muhammed Masum'a, o da oğlu Şeyh Seyfeddin'e bırakmışlardır. Hazır İmam-ı Rabbani (k.s)'den bahsetmişken, Gavs-ı Bilvanisi lakabıyla anılan Seyyid Abdulhakim el Hüseyni (k.s)'nin oğlu Seyda Hazretleri için söylediği şu söze dikkat kesilmekte fayda var.  Zira onun hakkında:

     "-İnşallah İmam-ı Rabbani Hazretleri'ni geçersin"  tarzında ki dua ve niyazı kaydettiği manevi basamağındaki konumu işaret etmesi açısından çok mühim bir yer teşkil eder. Nitekim Seyda  (k.s) sevilmişlerin sevilmişi, seçilmişlerin seçilmişi ve işaret edilenlerin işaretçisidir zaten.

      Kendileri Siirt iline bağlı Kozluk ilçesinin Siyanus Köyünde dünyaya teşrif ettiler. Sene 1930, mevsimlerden 11 Ağustos ve günlerden pazar. Aynı köyde altın silsilenin büyüklerinden Hazret Muhammed Diyauddin’de (k.s) bulunmuşlar. Seyda (k.s) Siyanus Köyü'nde iki yaşına kadar ikamet eder. 1932 yılının sonlarında Baykan ilçesinin Taruni Köyüne göç ediyorlar. Bu köy onun taklid, tahkik ve marifet yönünden ilk basamağıdır. Hatta babası müritlerine teveccüh yaparken kendisi de arkadaşlarını toplayıp aynısını yapıyormuş. Dedik ya, hal ve tavırları tıpkı babası Gavs S.Abdulhakim el Hüseyni (k.s) gibi olmaya çalışmaktır. O büyükleri gibi davranmakta, üstelik arkadaşlarıyla oyun oynamaz da. Adeta kalabalıklar içinde yalnızdır. Tabii durumdan vazife çıkaranlar onu annesine şikâyet ediyorlar. Dolayısıyla bu durumda annesi:

      "-Arkadaşlarınla niye oynamıyorsun?"  diye soruyor.

      Verdiği cevap,  zaten ilerinin haberidir:

      "-Benim boş ve faydasız işlerden keyfim gelmiyor" diyor.

      Bu ince mesajdan ister istemez Allah Resulünün: "Faydasız ilimden Allah'a sığınırım"  hadisi şerifi akla getiriyor.  İşte bu hadisi şeriften çıkarılan ferman, Allah'tan gayrı hiçbir şeyden keyfim gelmiyor manasını ortaya koyar.

    Babası ve Şeyhi S. Abdulhakim el Hüseyni’nin (k.s);  "İnşallah İmam-ı Rabbani'yi geçersin" dualarını ve sözlerini işte bu yaşlarda söylemiş olması onun ilerisini çok önceden görmüşlüğünün bir delilidir.

      Taruni, 15 yaşına kadar zahir ve batın ilmiyle ilerledikleri bir bucaktır. Her çayırına dalışlarında eli balıkla dolu çıktığı, aynı zamanda manevi ilimde etrafını kıskandırıp zahir düşmanlar kazandığı mekân halini gelir. Öyle bir kıskançlık ki onun canına tak etmeye kadar varmıştır. Durum babasına intikal edince, önce onu köyden emniyeti açısından uzaklaştırıyor, ardından Gavs-ı Bilvanisi (k.s.) de o diyardan çıkıyorlar. Yolda Gavs’ın (k.s) yolu kesiliyor ve soruyorlar.

       Verdiği cevap:

      " –Şuanda burada yoktur, onu akrabaları gelip götürdüler."

       Bu hadiseler Ehli Beytin Kerbala'dan başlayan takip ve ilim devirlerine benzemektedir. Bu sürekli hicret için Altın silsile'nin sultanlarından Abdulhalık-ıl Gücdevani (k.s): "Sefer der vatan" diyor. Yani Sofinin, Şeyhini aramak için gerek kapı kapı, gerekse diyar diyar dolaşması halidir. Seyda (k.s) uzun süren bu gezisi veya gurbeti sanki Allah (c.c.) tarafından yaptırılmış bir seferdir.

     S. Abdülhakim el Hüseyni  (k.s) Bilvanis Köyü'ndendir. Bu yüzden "Gavs-i Bilvanisi" olarak anılmışlardır. Gavs (k.s) bu köyde otururken Seyda (k.s) Havil Köyü'ne tahsile gidiyorlar. Burada ise Hocası, Seyday-ı Molla Muhyiddin'dir. Zira Havil Köyü'nde imamların müftüsü mesabesinde olan Molla Muhyiddinin eğitimi altında 1,5 yıl kalıyor da.

      Bundan sonra Dilbey Köyü'ne, dayısının oğlu Seyyid Molla Abdulbakinin yanına gidiyorlar. Bir müddet sonra Seydayı Tahi’nin (k.s) silsilesinden Muhammed Diyauddin’in (k.s.) Nurşin beldesinde bulunuyorlar. Malum olduğu üzere Nurşin ilim ve feyz kaynağı olan bir yer. Hazret Muhammed Diyauddin (k.s)'ın torunu Şeyh Muhammed Nasır, Seyda (k.s) ile beraber burada ki medresede tahsili görmüşlerdir. Seyda (k.s) buradan yine bu defa beş yıl kalacağı Dilbey köyü'ne gider. Dilbey, Siirt'in ilçesi olan Kurtalan'a bağlı bir köydür. Yazın bunaltıcı sıcaklığı olan, aynı zamanda kendine özgü bahçeleri olan bir köy. Bu köyde bir de camii yaptırmışlar, bizatihi kendisi de camii inşaatında çalışmışlardır. Daha sonraları oğullarından Seyyid Fevzeddin Hz.leri ikinci bir cami yaptırmışlar. Camiye renk katan kıymet Seyda Hazretlerinden hatıra kalan taş üzerindeki izin mevcudiyetidir.

      Bundan sonra Narin Köyü'ne, bir yıl sonra Kasriğe gitmişler. Derken 1950 senesinde Seyyid Hacı Şeyhu'nun kızıyla evlenirler. Bu evlilik hiç şüphesiz iki tarafında Peygamber soyuna bağlı bir mana bütünlüğüdür.

KAYNAK:GÜL NESLİ-SEYTAÇ VİDEO

 

http://www.facebook.com/pages/Alperen-G%C3%BCrb%C3%BCzer/141391522610124

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!